 | | ISBN13 978-975-342-257-4 | | 13x19,5 cm, 240 s. |
Liste fiyatı: 29.50 TL İndirimli fiyatı: 23.60 TL İndirim oranı: %20 {"value":29.5,"currency":"TRY","items":[{"item_id":"94","item_name":"Picasso'nun Başarısı ve Başarısızlığı","discount":5.90,"price":29.50,"quantity":1}]} |
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et |
| Görme Biçimleri, 1978 | | G., 1984 | Ve Yüzlerimiz, Kalbim, Fotoğraflar Kadar Kısa Ömürlü, 1987 | | O Ana Adanmış, 1988 | | Düğüne, 1996 | | Fotokopiler, 1997 | | 2000 Yılında 25 Yaşına Basacak Olan Yunus, 1997 | | Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar, 1999 | | Kral, 2001 | | Buluştuğumuz Yer Burası, 2006 | | A'dan X'e, 2008 | | Kıymetini Bil Herşeyin, 2009 | | Bento’nun Eskiz Defteri, 2012 | | Uçuşan Etekler, 2014 | | Bir Fotoğrafı Anlamak, 2015 | | İstanbul'dan Gelen Telefon, 2016 | | Hoşbeş, 2016 | | Sanatla Direniş, 2017 | | Portreler (karton kapak), 2018 | | Portreler (sert kapak), 2018 | | Yedinci Adam, 2018 | | Manzaralar (karton kapak), 2019 | | Manzaralar (sert kapak), 2019 | | Top Sende, 2020 |
| Diğer kampanyalar için |  |
|
| | Picasso'nun Başarısı ve Başarısızlığı Özgün adı: Success and Failure of Picasso Çeviri: Yurdanur Salman, Müge Gürsoy Sökmen Kapak Fotoğrafı: Robert Capa |
Yirminci yüzyılın en varlıklı ve ünlü sanatçısı olarak ölen Picasso, yorulmak bilmeyen yaratıcılığı ve şaşırtıcılığıyla henüz hayattayken bile bir efsane olmuştu. Böylece kitaplar, kartlar, röprodüksiyonlardan oluşan büyük bir endüstri doğdu Picasso adıyla anılan. Günümüzde resim sanatının, ressamın, daha doğrusu ancak yaratarak var kalabilen kişinin içinde bulunduğu çıkmazdır John Berger'ın ilgisini çeken: Bir İspanyol, bir sürgün, yalnız ve yalıtılmış bir insan olarak Picasso. Picasso'nun Başarısı ve Başarısızlığı'nda Berger, resimleri üzerinden farklı bir bakış açısıyla okuyor Picasso'yu. Okurun Görme Biçimleri ve O Ana Adanmış adlı kitaplarından da aşina olduğu görme zevkini ve eleştirelliğini bu kitabıyla da sürdürüyor.  | İÇİNDEKİLER |
Önsöz Picasso Ressam Son Bir Saygı Sözü Resim ve Fotoğraflar Dizin  | OKUMA PARÇASI |
Önsöz, s. 7-10 Bu kitabı yazmamın üstünden yirmi yılı aşkın bir süre geçti. 1965'te ilk yayınlandığında, heryerde değilse bile pek çok yerde kitaba saygısız, duyarsız, doktriner ve sapkın gibi suçlamalar yöneltildi. Centilmenler ülkesi olan İngiltere'deyse beğeniden yoksun denerek bir yana itildi. O zamanlar Picasso hâlâ sağ ve ününün doruğundaydı. Her yıl hakkında övgü dolu kitaplar ve yazılar yayınlanıyordu. Kitabıma gösterilen eleştirel tepkiler beni biraz şaşırttı. Ben, sanatçıya ve konu edindiğim kişiye duyduğum sevgiden kaynaklanan bir inceleme yazdığımı sanıyordum. Belki, aradan geçen yıllardan sonra, anlattığım öykünün kahramanına duyduğum sevgi daha açık bir biçimde görülür olmuştur. Örneğin, bu inceleme Picasso'nun serveti üzerine bir tartışmayla başlıyor: Bu başlangıca, o zamanlar bayağı ve zevksiz bir tartışma gözüyle bakılmıştı. O zaman sözünü ettiğim servetin bugünkü değerini anlamak için en azından onla çarpmak gerekir. Sonra Picasso öldü. Hemen ardından, onun zengin mirasıyla ilgili acımasız davalar başladı. Daha yakınlarda, başka sanatçıların ölümlerinin ardından benzer acıklı olaylara tanık olduk: örneğin Salvador Dali'nin. Sanat yapıtları, herşeyden önce seyirlik yatırım nesneleri olarak kaldıkları sürece, bu gibi durumların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Ama önemli olan, bu durumun gerektirdiği yabancılaşmanın, çoğu zaman önce yaşlanmış sanatçı tarafından acılı bir yalnızlık (banka kasasının yalnızlığı) biçiminde yaşanmasıdır. Bu yalnız... | Devamını görmek için bkz. |  |
 | ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER |
Rıfat Şahiner, "Bir sürgünün büyülü yüzü: Picasso", Cumhuriyet Kitap Eki, Sayı 556, 12 Ekim 2000 John Berger, Picasso'nun Kübist yılları dışında en başarılı resimlerini 1931 ile 1942-43 yılları arasında verdiğini vurgular. Berger'a göre; bunun dışında kalan dönemlerde yaptığı resimler, ünlü dehanın kendi yeteneğine yaslanarak, belirgin bir "üslupçuluk" sergilediği süreçlerdir (s. 163). Hatta yazara göre Picasso, coşkun bir aşk yaşadığı Marie Thérése'ye rastladığı 1930'lu yılların başında, resmi neredeyse bırakma noktasına gelmiştir. Çünkü Picasso bu dönemlerde konu bulma sıkıntısı çekmekte ve kendi deneyimlerinin resmini yapmaktadır. Berger'a göre bu bir tür narsizmdir. Picasso'nun kendini taklit etmesinin başlangıcıdır ki bu da tam bir "başarısızlık"tır. Oysa tutkulu bir aşkın tutuşturduğu esin ateşi ve diktatör Franco'nun yerle bir ettiği ülkesinde olup bitenlerden duyduğu elem, en görkemli yapıtlarını vermesine neden olmuştur Picasso'nun... Marie Thérése'nin resimlerinde, cinselliğin coşkusuna bürünmüş tenlere dönüşür renkler ve sanki tuvallerle sevişmektedir Picasso. Sanki duyumları, cinsel bir rahatlamanın duyumlarıdır. Berger'a göre, "Bu resimler sevişmeye böylesine doğrudan odaklanmış oldukları için 'graffiti'ye daha yakın düşerler" (s. 165). Bu bedenler esrik bir anın sarsılmaz ifadeleridir. Yüzlerde gezinen bir tebessüme bulanmış şehvet izleri… Rahat, kendinden geçmiş bir şiddetin boşalımı!.. Resim sevişmek olmuştur, sevişmek resim… Boyayı ateşli ... | Devamını görmek için bkz. |  |
|