 | | ISBN13 978-975-342-400-4 | | 13x19,5 cm, 200 s. |
Liste fiyatı: 25.00 TL İndirimli fiyatı: 20.00 TL İndirim oranı: %20 {"value":25.0,"currency":"TRY","items":[{"item_id":"215","item_name":"Kimlikler Siyaseti","discount":5.00,"price":25.00,"quantity":1}]} |
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et | Diğer kampanyalar için |  |
|
| | Kimlikler Siyaseti Türkiye'de Siyasal İslamın Temelleri Yayıma Hazırlayan: Semih Sökmen Kapak Resmi: Erol Akyavaş Kapak Tasarımı: Emine Bora |
Türkiye'de İslamcılığın son yıllardaki gelişiminin nedenlerini araştıran Kimlikler Siyaseti'nde iki ana önerme savunuluyor: Birincisi, İslamcılığı hızla ilerleyen küreselleşmeye karşı bir direniş olarak değil, tam tersine, küresel düzene uyum göstermenin ve bu düzen içinde daha avantajlı bir konuma ulaşmanın bir aracı, bunu sağlamaya dönük bir dayanışma ağının kurulması çabası olarak görmek öneriliyor. İkincisi, bu yönüyle İslamcılığın, sosyo-politik temelleri küreselleşme sürecinde yatan "postmodern durumun" bir ürünü, bu ortam içinde etkisi yaygınlaşan "kimlikler siyasetinin" bir örneği olduğu savunuluyor. "1991 Körfez Savaşı ile başlayıp 11 Eylül 2001'de ABD'ye yapılan saldırı ile sona eren dönem İslamcılık için büyük bir tarihsel fırsat dönemiydi. Bu, yoğun bir modernite eleştirisi içeren ve otantiklik iddiası taşıyan kimlik siyasetlerinin seslerini çok daha fazla duyurdukları bir dönem oldu. Herkesin otantik kimlikler peşinde koştuğu bir çağda kim İslamcılardan daha otantik olabilirdi ki?" – Haldun Gülalp  | İÇİNDEKİLER |
Önsöz 1 Tarihsel Perspektiften İslamcılık 2 İslamın Siyasal İdeoloji Olarak Kullanımı 3 Küreselleşme ve Siyasal İslam: Refah Partisi'nin Toplumsal Tabanı 4 Refah Partisi'nin Yükselişi 5 Refah Partisi'nin İktidar Dönemi ve Sonrası 6 Türkiye’de Demokrasi Kıtlığı: Refah Partisi Döneminin Öğrettikleri 7 Modernizm, Postmodernizm ve İslamcılık 8 İslamcı Toplumsal Kuramlarda Postmodernizm 9 Çok-Kültürcülüğe Karşı Liberalizm? Çoğulculuk ve Demokrasi Konusunda İslamcı Görüşler 10 Sonuç: İslamcılık Bitti mi? Kaynakça  | OKUMA PARÇASI |
Önsöz, s. 7-8 İlk ve son bölümler dışında, bu kitapta yer alan çalışmaların orijinal biçimlerini 1990'ların ortalarından yaklaşık bugüne kadar değişik zamanlarda İngilizce olarak ve uluslararası akademik toplantılara sunmak veya dergilerde yayınlamak üzere kaleme aldım. Yıllar süren bu çalışmalar ve elinizdeki kitabın ortaya çıkması sürecinde kendilerinden yardım ve destek gördüğüm çok sayıda kişi ve kuruluşa burada teşekkürlerimi sunarken, hem ne kadar şanslı ama hem de ne kadar zorlanmış olduğumu farkediyorum. Bu konuları kendileriyle tartıştığım, değişik ortamlardaki sunuşlarımda benimle fikirlerini paylaşan, farkında olarak veya olmayarak çalışmalarıma katkıda bulunan herkesi hatırlamam ne yazık ki mümkün değil. Adını burada belirtmeyi ihmal ettiklerimden özür dileyerek, bu konuyu incelemeye başladığım ilk günden bu yana kendilerine görüşlerini sorduğumda bana teşvik veya eleştiri biçiminde zamanlarını cömertçe verdikleri için, en başta geçtiğimiz yıllarda kaybettiğim sevgili dostlarım ve değerli meslektaşlarım David Gray ve Steve Vieux olmak üzere, Engin Akarlı, Robert Antonio, Yeşim Arat, Sibel Bozdoğan, Ayşe Buğra, Serhat Güvenç, Reşat Kasaba, Nikki Keddie, Çağlar Keyder, Valentine Moghadam, Ayşe Öncü, Şevket Pamuk, Günter Seufert, Sarah Shields, Tamara Sonn, Bonnie Urciuoli ve Jenny White'a teşekkür ederim. Ayrıca, kurumsal olarak aldığım destekleri de belirtmek isterim. Her şeyden önce Boğaziçi Üniversitesi'ndeki sevgili ve gerçekten eşsiz öğ... | Devamını görmek için bkz. |  |
Bölüm 1, "Tarihsel Perspektiften İslamcılık", s. 9-23 Büyük çoğunluğu 1990'lı yıllarda kaleme alınan ve odak noktası Refah Partisi dönemi olan bu çalışmaları kitap halinde toplu olarak yeniden düzenlemek, bana, bu ilk bölümde yapmaya çalışacağım gibi, İslamcılık konusunu daha geniş bir zaman perspektifi içinde yeniden ele alma fırsatını verdi. Bu konuya 1990'lı yılların başlarında ilk eğildiğimde, o yılların ülkemizde İslamcı siyasetin yükselme dönemi olduğunun ve bu sürecin büyük bir olasılıkla devam edeceğinin farkındaydım. Üstelik bu durum sadece ülkemizle sınırlı olmadığı gibi, dinlere dayalı siyasal hareketlerin yükselişi sadece İslamcılıkla da sınırlı değildi. Bu çalışmaların amacı, klasik sosyoloji ve siyaset bilimi tezlerine aykırı düşen bu durumun nedenlerini araştırmaktı. Fakat 1990' ların başında açılan bu parantezin 2000'li yılların başında kapanacağını, üstelik ne şekilde kapanacağını, o sırada bilemezdim. Şimdi geriye dönüp bakınca net bir şekilde gözüken bu tarihsel paranteze sembolik başlangıç ve bitiş tarihleri koymak bu dönemi daha iyi anlamamıza yardımcı olacaksa, söz konusu tarihsel dönemin 16 Ocak 1991 tarihinde Körfez Savaşı ile başlayıp 11 Eylül 2001 tarihinde ABD'ye yapılan saldırılarla son bulduğunu söyleyebiliriz. Bu iki tarih arasındaki zaman aralığı, sadece İslamcılığın değil, daha genel olarak modernitenin eleştirisini içeren ve otantiklik (sahicilik) iddiasını taşıyan "kimlik siyasetleri"nin dünya çapında yaygınlaştığı, d... | Devamını görmek için bkz. |  |
 | ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER |
Ercan Geçgin, “ Kaybedenlerin dünyası: Altkültür”, Birgün Kitap Eki, Temmuz 2007 Türkiye yeni bir seçimden çıkarken toplumun bünyesindeki bütün kimlik ve kültür dağarcığı da ağırlığını göstermiş oldu. Bir taraftan biri egemen diğeri alt bir etnik grubu; diğer ikisi ise dini kimlik etrafında inşa edilen ve birinin egemen ideolojinin; diğerinin ise egemen ideolojinin kontrol altına almaya çalıştığı dini kimlik bulunmaktadır. Meclisteki bu kimlik temsilleri küreselleşmenin ideolojisi olan postmodern siyaset tarzının ürünleri olarak görmek gerekir. Küreselleşmenin mahiyetini en iyi ifade eden “glokalleşme” ya da “küyerelleşme” kavramları siyasete yansıyan bu fotoğrafın en iyi açıklama anahtarlarıdır. Zira, küresel olanın küreselin ötesinde, yerel olanın yerelin ötesinden karşılıklı birbirlerini yeniden ürettikleri bir süreç söz konusudur. Mekân vurgusunun küreselleşme ve onun paradigması olan postmodernizmin odağında yer alması toplumsalın şekillenişinde ve algılayış biçiminde de farklı kimliklerin önem kazanmasını doğurmuştur. Kimliklerin doğduğu toplumsal rahim ise kültür ve onun etrafında şekillenen altkültür örüntüleridir. Bugünkü kimlik tartışmalarının en sağlıklı koşullarda tüketilmesi, altkültür kavramının yarattığı toplumsal ve siyasal sonuçların açığa çıkartılması ile mümkün olacağını söyleyebiliriz. Chris Jenks’in Türkçeye yeni çevrilen Altkültür-Toplumsalın Parçalanışı adlı eseri toplumsal varlığın kimlik boyutu farklılık ve altkültür kavra... | Devamını görmek için bkz. |  |
|